Ulysses Yayınları
Yazar

Aysel Ergün

Eserleri

Yayımlanan kitaplar

  • Aşk Oyunu kitap kapağı Aşk Oyunu Sönmez Her insan geçmişin izlerini taşır üstünde. Kimisi derisinde kimisi ruhunda; bazılarıysa bu izleri geleceğinde taşır. Hiç geçmeyecek bir yara gibi kanar geçmişleri. Karanlığın her köşesinde gezinirken, hayata aklını kurban etmiş bu kadının tek dileği, yarasını kapatmaktır. Bazı yaralar iyileşmez, sadece kapanır. Onun yarası, sönmeyen bir ateştir. Küçük Mor Yılan, hayatta kalmak yerine, intikam almak için oynayacağı ilk oyunu hazırladı: Ondan çalınan ailesinin ve çocukluğunun hesabını sormak için beyazlara büründü. Beyaz taşlar daima ilk hamleyi yapar ve oyunu kurar. Kaybedecek bir şeyi olmadan, pamuk ipliğine bağlı kurduğu oyunda, geceyle gizemiyle yoğrulmuş bu kadın, kazanmak için her şeyi yapmaya hazır oynar hamlesini. Aklıselimi bile bozan aşkın pençesinde bir deliyken, nasıl kazanabilir ki insan oyunu? Erener İnsan yalnız doğar ve hayatta kalma savaşını yalnız verir. Kiminin savaşında ailesi destek olur kiminin savaşında köstek... Yalnız savaşınızda sizi tufandan koruyan şey bazen başkalarını dinlemekken bazen de dinlemediğiniz için başarırsınız boğulmamayı. Her insana biçilen bir kaftan vardır; kimisininki ağır gelir kimisine de kendi kaftanını taşımaya fırsat verilmez. Karanlığı yaratanlarla çocukluğunu kaybeden, geçmişin izleriyle büyüyerek aynı hataları yapmamaya yemin eden bu adam, kendi savaşı olmayan bir oyunun ortasında bulur kendini. Gözü kara adam, zorla kuşanır siyah taşları. Oyunun ikinci hamlesi olmasına rağmen, siyah hep bir adım öndedir. Her şeyini kaybedebileceği kurgu tanımaz bu oyunda, cesaretin aptallığıyla şekillenmiş bu adam, kazanmanın korkusunu yaşayarak oynar hamlesini. Kutsal sayılan aşkın toprağı onun için yasaklıyken, nasıl kazanabilir ki insan oyunu? Kitabı İncele
  • Aşk Oyunu (Ciltli) kitap kapağı Aşk Oyunu (Ciltli) Sönmez Her insan geçmişin izlerini taşır üstünde. Kimisi derisinde kimisi ruhunda; bazılarıysa bu izleri geleceğinde taşır. Hiç geçmeyecek bir yara gibi kanar geçmişleri.  Karanlığın her köşesinde gezinirken, hayata aklını kurban etmiş bu kadının tek dileği, yarasını kapatmaktır. Bazı yaralar iyileşmez, sadece kapanır. Onun yarası, sönmeyen bir ateştir.  Küçük Mor Yılan, hayatta kalmak yerine, intikam almak için oynayacağı ilk oyunu hazırladı:  Ondan çalınan ailesinin ve çocukluğunun hesabını sormak için beyazlara büründü. Beyaz taşlar daima ilk hamleyi yapar ve oyunu kurar. Kaybedecek bir şeyi olmadan, pamuk ipliğine bağlı kurduğu oyunda, geceyle gizemiyle yoğrulmuş bu kadın, kazanmak için her şeyi yapmaya hazır oynar hamlesini. Aklıselimi bile bozan aşkın pençesinde bir deliyken, nasıl kazanabilir ki insan oyunu? Erener İnsan yalnız doğar ve hayatta kalma savaşını yalnız verir. Kiminin savaşında ailesi destek olur kiminin savaşında köstek... Yalnız savaşınızda sizi tufandan koruyan şey bazen başkalarını dinlemekken bazen de dinlemediğiniz için başarırsınız boğulmamayı. Her insana biçilen bir kaftan vardır; kimisininki ağır gelir kimisine de kendi kaftanını taşımaya fırsat verilmez. Karanlığı yaratanlarla çocukluğunu kaybeden, geçmişin izleriyle büyüyerek aynı hataları yapmamaya yemin eden bu adam, kendi savaşı olmayan bir oyunun ortasında bulur kendini. Gözü kara adam, zorla kuşanır siyah taşları. Oyunun ikinci hamlesi olmasına rağmen, siyah hep bir adım öndedir.  Her şeyini kaybedebileceği kurgu tanımaz bu oyunda, cesaretin aptallığıyla şekillenmiş bu adam, kazanmanın korkusunu yaşayarak oynar hamlesini.   Kutsal sayılan aşkın toprağı onun için yasaklıyken, nasıl kazanabilir ki insan oyunu? Kitabı İncele
  • Kaybedilen Oyun kitap kapağı Kaybedilen Oyun Soysal Her insan sevilmeyi hak ettiğine inanmak ister. Kimisi inancını kalbinde taşır kimisi dudaklarında; bazılarıysa kabul edemediği yasaklarda. Hiç görülmemek üzere saklanır tenin ve yüreğin arasında arzu. Herkese ışık olan, adını bile kızılın içinden kazıyarak çıkarmış bu kadının tek dileği, bir gün başkasıyla var olabilmektir. Bazı günahlar sonu getirir, yine de tekrar tekrar işlenir. Onunsa günahı başlangıç. Kafesteki Aslan, ilk defa hayatta kalmak yerine ona haram olan sevgi için oynar oyununu: ışıklı gecelerin, sahte gülüşlerin ve soğuk çarşafların kartları dağıtılır. Adam tanımayan oynayamaz bu oyunu istese de. Kaybedeceği yokmuş gibi görünen, oysa içinde saklanan küçük kızı koruyup kollayan, oyunun en çok kazandıran kartıdır. Daha önce hiç oyun oynamadan, başkalarının hamlesiyle kazanmayı bekleyen, gecenin yalancı ışıklarından yaratılan bu kadın, artık kendi hamlesini yapmak zorundadır. Sevilmeyi kendine günah sayan, aşk ona en sessiz hâliyle geldiğinde nasıl kazandıran hamleyi oynayabilir? Gürsoy İnsan bağırmak istese bile sessizlik onun omuzlarına atılmış kaftan olur. Eğer istediklerini söylemezse insan, kelimelerin sessizliğinde öğrenir izlemeyi ve beklemeyi. Kendinden önce başkasını, kalbinden önce görevini, teninden önce içini, ruhunun üstündeki yaralı deriyi bir paçavradan ibaret kabul eder ve insanlığını unutur. Karanlık içinde yetişmiş, yaşamdan çok iskeletine çakılan sadakatle şekillenmiş bu adam, oyunu tepetaklak edecek karttır. Oyunu kaybetmek isteyen soyunur gürültülü bir yalan olan sevgiye. Gölgelerin içinde yaşayanlar hiçbir ışığa uyum sağlayamaz. Sessizliğe mahkûm bedenler, aşkın gürültüsüne nasıl yenik düşebilir fark etmeden? Başkalarının kaybettiği oyunlara bile razı gelen, son defa kart çekerken nasıl şansını döndürebilir? Kitabı İncele
  • Kaybedilen Oyun / Ciltli kitap kapağı Kaybedilen Oyun / Ciltli Soysal Her insan sevilmeyi hak ettiğine inanmak ister. Kimisi inancını kalbinde taşır kimisi dudaklarında; bazılarıysa kabul edemediği yasaklarda. Hiç görülmemek üzere saklanır tenin ve yüreğin arasında arzu. Herkese ışık olan, adını bile kızılın içinden kazıyarak çıkarmış bu kadının tek dileği, bir gün başkasıyla var olabilmektir. Bazı günahlar sonu getirir, yine de tekrar tekrar işlenir. Onunsa günahı başlangıç. Kafesteki Aslan, ilk defa hayatta kalmak yerine ona haram olan sevgi için oynar oyununu: ışıklı gecelerin, sahte gülüşlerin ve soğuk çarşafların kartları dağıtılır. Adam tanımayan oynayamaz bu oyunu istese de. Kaybedeceği yokmuş gibi görünen, oysa içinde saklanan küçük kızı koruyup kollayan, oyunun en çok kazandıran kartıdır. Daha önce hiç oyun oynamadan, başkalarının hamlesiyle kazanmayı bekleyen, gecenin yalancı ışıklarından yaratılan bu kadın, artık kendi hamlesini yapmak zorundadır. Sevilmeyi kendine günah sayan, aşk ona en sessiz hâliyle geldiğinde nasıl kazandıran hamleyi oynayabilir? Gürsoy İnsan bağırmak istese bile sessizlik onun omuzlarına atılmış kaftan olur. Eğer istediklerini söylemezse insan, kelimelerin sessizliğinde öğrenir izlemeyi ve beklemeyi. Kendinden önce başkasını, kalbinden önce görevini, teninden önce içini, ruhunun üstündeki yaralı deriyi bir paçavradan ibaret kabul eder ve insanlığını unutur. Karanlık içinde yetişmiş, yaşamdan çok iskeletine çakılan sadakatle şekillenmiş bu adam, oyunu tepetaklak edecek karttır. Oyunu kaybetmek isteyen soyunur gürültülü bir yalan olan sevgiye. Gölgelerin içinde yaşayanlar hiçbir ışığa uyum sağlayamaz. Sessizliğe mahkûm bedenler, aşkın gürültüsüne nasıl yenik düşebilir fark etmeden? Başkalarının kaybettiği oyunlara bile razı gelen, son defa kart çekerken nasıl şansını döndürebilir? Kitabı İncele
E-Bülten

Yayın dünyamızdan ilk siz haberdar olun

Yeni kitaplar, etkinlikler ve başvuru duyurularını doğrudan e-postanıza gönderelim.

Aboneliğiniz alındı — teşekkürler!