Her yazar bir noktada masaya oturur ve hiçbir şey gelmez. Bu, "yazar tıkanması" diye bilinen ve çokça abartılan bir durumdur.
Abartılan tarafı şu: tıkanma çoğu zaman gizemli bir yaratıcılık krizi değil, çözülebilir somut bir sorundur.
Tıkanma genellikle bir sinyaldir
Yazamamak nadiren sebepsizdir. Çoğu zaman metnin bir yerinde bir sorun vardır ve tıkanma o sorunun habercisidir.
Belki bir önceki bölümde yanlış bir dönüş yaptınız ve içten içe biliyorsunuz. Belki karakterin sonraki hamlesi mantıksız ve zihniniz onu yazmayı reddediyor. Belki henüz ne anlatmak istediğinizi bilmiyorsunuz.
Tıkandığınızda ilk soru "neden yazamıyorum" değil, "metin bana ne söylemeye çalışıyor" olmalı. Sık sık cevap, birkaç sayfa geriye dönüp yanlış dönüşü düzeltmektir.
Mükemmeliyetçilik en yaygın sebeptir
Çoğu tıkanma, aslında ilk cümlenin yeterince iyi olmamasından korkmaktır.
Zihin, kusursuz cümleyi beklerken hiçbir cümle yazmaz. Oysa yazmak, düzeltmekten ayrı bir iştir. Kötü yazma iznini kendinize vermek, tıkanmanın en güçlü panzehiridir.
Bir yöntem: bilinçli olarak kötü yazın. "Şimdi berbat bir paragraf yazacağım" deyip başlayın. Baskı kalkınca kelimeler gelir; üstelik yazdığınız çoğu zaman düşündüğünüz kadar kötü olmaz.
Rutini beklemenin önüne koyun
İlham beklemek, tıkanmayı besleyen en büyük alışkanlıktır. İlham düzensizdir; rutin güvenilirdir.
Belirli bir saatte, belirli bir yerde, belirli bir süre yazmak — bu, zihni "burada yazı yazılır" diye koşullar. Başta zorlanırsınız, sonra masaya oturmak tek başına yazmayı tetikler.
Günde beş yüz kötü kelime, haftada bir gün gelen mükemmel ilhamdan çok daha fazla kitap bitirir.
Ortamı ve girdiyi değiştirin
Bazen tıkanma zihnin yorgunluğudur, metnin değil.
Farklı bir yerde yazmak, elle yazmaya geçmek, bir süre yürüyüş yapmak — bunlar klişe gibi görünür ama işe yaramalarının sebebi vardır. Zihin, aynı uyaranla tıkandığında yeni bir uyarana ihtiyaç duyar.
Bir de girdi meselesi var: uzun süre hiçbir şey okumadan çok şey yazmaya çalışmak kuyuyu kurutur. Okumak, yazmanın yakıtıdır.
Sıradaki küçük adıma odaklanın
Kitabın tamamını düşünmek felç eder. "300 sayfa daha yazmam lazım" cümlesi kimseyi harekete geçirmez.
Onun yerine tek bir sahneye, hatta tek bir cümleye odaklanın. Karakter kapıyı açtı — sonra ne gördü? Bu kadar küçük bir soru cevaplanabilir, ve bir cevap bir sonrakini getirir.
Bazen de dinlenmek gerekir
Son olarak dürüst olmak gerekirse: bazen tıkanma gerçekten yorgunluktur ve çözümü zorlamak değil, dinlenmektir.
Aylardır ara vermeden yazıyorsanız, zihniniz bilinçli bir mola istiyor olabilir. Bunu tembellikle karıştırmayın. Toprağın da nadasa ihtiyacı vardır.
Ulysses Yayınları tamamlanmış eser dosyaları kabul ediyor. Süreci Ulysses Avantajı sayfasında anlattık.
Siz de yazıyor musunuz?
Ulysses Yayınları yazar adaylarından dosya kabul ediyor. Yayın sürecinin nasıl işlediğini Ulysses Avantajı sayfasında anlattık; dosyanız hazırsa başvuru formunu doldurabilirsiniz.