Bir kitabın kapağı, çoğu okur için kitabın kendisinden önce gelir. Rafta değilse bile bir ekranda, çoğu zaman başparmak büyüklüğünde bir görsel olarak karşınıza çıkar. Kapak orada işini yapamazsa, içerideki metnin ne kadar iyi olduğunun bir önemi kalmaz — çünkü kimse o metne ulaşmaz.
Bu yüzden kapak tasarımı bir süsleme işi değil. Bir iletişim işi.
Kapak önce küçükken çalışmalı
Tasarımcılar buna kısaca "küçük boyut testi" der. Kapağı tasarlarken ekranda büyük görürsünüz; okur ise onu bir liste içinde, birkaç santimetrelik bir kutucukta görür.
Basit bir kontrol: tasarımı 150 piksel genişliğe küçültün ve öyle bakın. Kitabın adı hâlâ okunuyor mu? Görselin ne anlattığı seçilebiliyor mu? Yoksa gri bir lekeye mi dönüştü?
Bu testte düşen kapaklar genelde aynı sebepten düşer: içine çok şey konmuştur. Üç yazı tipi, dört renk, ortada bir illüstrasyon, köşede bir rozet. Büyükken zengin görünür, küçükken hiçbir şey görünmez.
İyi kapaklar çoğunlukla tek bir güçlü fikir üzerine kurulur. Bir görsel, bir tipografi kararı, bir renk hissi.
Tipografi kapağın yarısıdır
Kitap adının nasıl yazıldığı, çoğu zaman ne yazdığından daha çok şey söyler. Sert köşeli bir yazı tipiyle yazılmış bir polisiye ile el yazısıyla yazılmış bir aşk romanı, aynı cümleyi taşısa bile farklı vaatlerde bulunur.
Kapakta genellikle üç metin vardır ve üçünün önem sırası bellidir:
Kitabın adı en görünür olandır. Yazar adı ikinci sıradadır — ilk kitabını yayımlayan bir yazarda daha küçük, tanınan bir isimde kitabın adından bile büyük olabilir. Alt başlık veya tür bilgisi varsa en sessiz olanıdır.
Bu sıralamayı bozmak kapağı karıştırır. Yazar adını kitabın adıyla aynı boyutta yazmak, okurun gözünün nereye gideceğini bilememesine yol açar.
Tür sinyalleri klişe değildir
Yeni yazarların sık düştüğü bir yanılgı var: "Benim kitabım özgün, kapağı da hiçbir şeye benzememeli."
Oysa okur kapağa bakarken bilinçsizce bir soru sorar: bu kitap benim sevdiğim türden mi? Bu sorunun cevabını renk, yazı tipi ve kompozisyon verir. Fantastik kurgunun kendi görsel dili vardır, çağdaş öykünün başka. Bu diller keyfi değildir; onlarca yıl içinde okurla kurulmuş bir anlaşmadır.
Türün dilini bilmek, ona köle olmak anlamına gelmez. Ama onu hiç bilmeden tasarlanan kapak, doğru okura ulaşamaz. En iyi kapaklar türü tanır, sonra içinde küçük bir sapma yapar.
Kapak yalnızca ön yüz değildir
Basılı kitapta kapak üç parçadır: ön kapak, sırt ve arka kapak.
Sırt, kitap rafa dizildiğinde görünen tek yerdir. Genişliği sayfa sayısına ve kâğıt kalınlığına göre hesaplanır — yani mizanpaj bitmeden sırt tasarımı kesinleşemez. Bu ikisi birbirine bağlıdır.
Arka kapakta genellikle tanıtım metni, yazar hakkında kısa bir bilgi ve barkod bulunur. Tanıtım metni kitabın konusunu anlatmaz; okuru içeri çeken bir merak kurar. Konuyu özetleyen arka kapak yazıları, kitabı satın alma sebebini ortadan kaldırır.
Ekran için değil, baskı için hazırlanır
Burada teknik ama atlanınca pahalıya patlayan birkaç konu var.
Baskı CMYK renk uzayında çalışır; ekran RGB'de. Ekranda parlak duran bir turuncu, baskıda mat çıkabilir. Renk kararları baskı örneği görülmeden kesinleştirilmemeli.
Çözünürlük baskıda 300 dpi üzerinden hesaplanır. İnternetten alınmış 72 dpi bir görsel ekranda kusursuz görünürken baskıda bulanıklaşır.
Bir de taşma payı var: tasarım, kesim çizgisinin birkaç milimetre dışına taşacak şekilde hazırlanır. Kesim makinesi mikron hassasiyetinde çalışmaz; pay bırakılmazsa kenarlarda beyaz şeritler kalır.
Yazarın kapak üzerindeki rolü
Yazarlar kapak sürecine iki uçtan yaklaşır. Bazıları hiç karışmak istemez, bazıları her ayrıntıyı kendisi belirlemek ister. İkisi de sürecin en verimli hâli değil.
En iyi sonuç, yazarın kitabın ruhunu anlatması ve tasarımcının bunu görsel dile çevirmesiyle çıkar. "Kapakta mavi bir kelebek olsun" demek yerine "kitap bir kayıp ve toparlanma hikâyesi, sonunda umut var" demek, tasarımcıya çok daha fazla şey verir.
Kapak, kitabın okurla ilk konuşmasıdır. O konuşmanın nasıl başlayacağına birlikte karar vermek gerekir.
Ulysses Yayınları'nda yayımlanan kitapların kapak tasarımı, mizanpajı ve editasyonu yayın sürecinin bir parçası olarak yürütülür. Sürecin nasıl işlediğini Ulysses Avantajı sayfasında anlattık.
Siz de yazıyor musunuz?
Ulysses Yayınları yazar adaylarından dosya kabul ediyor. Yayın sürecinin nasıl işlediğini Ulysses Avantajı sayfasında anlattık; dosyanız hazırsa başvuru formunu doldurabilirsiniz.