Ulysses Yayınları

İlk Romanımı Nasıl Bitiririm?

İlk Romanımı Nasıl Bitiririm?

Yazmaya başlamak kolaydır. İlk bölümün heyecanı çoğu insanı taşır. Zor olan, o heyecan bittikten sonra da devam etmek.

Bitmemiş romanlar mezarlığı, kötü fikirlerden değil, tamamlanmamış iyi fikirlerden oluşur. Bu yazı, bir romanı sonuna götürmek üzerine.

Bitirmek, yazmaktan farklı bir beceridir

Çoğu yazar "ilham gelince yazarım" diye başlar. İlham gerçekten gelir — ilk haftalarda. Sonra kaybolur ve geri gelmesini beklerseniz roman orada durur.

Kitap bitiren yazarların ortak özelliği yetenek değil, süreklilik. Az ama düzenli yazan biri, ara sıra çok yazandan daha hızlı bitirir.

Bunun pratik karşılığı: bir ritim kurun. Günde iki saat ya da günde beş yüz kelime — sayı önemli değil, düzenli olması önemli. İlham beklemek yerine masaya oturmak, çoğu zaman ilhamı da getirir.

Orta bölüm çöküşü

Neredeyse her ilk romanın aynı yerde tıkanır: ortada.

Başlangıç heyecan vericidir, çünkü her şey yenidir. Son heyecan vericidir, çünkü hedef görünür. Orta ise uzun, belirsiz ve yorucudur. Yazarların çoğu tam burada bırakır.

Birkaç işe yarar yaklaşım:

Ortayı bir "geçiş" değil, kendi başına bir bölüm olarak düşünün. Karakterin en çok zorlandığı, işlerin en çok karıştığı yer burasıdır — yani aslında en ilginç kısım.

Kronolojik yazmak zorunda değilsiniz. Orta sizi tıkadıysa, canlanmak için sonu yazın. Sona doğru ne yazacağınızı bilmek, ortayı doldurmayı kolaylaştırır.

Mükemmeliyetçilik bir tuzaktır

İlk romanını bitiremeyenlerin çoğu, ilk bölümü kırk kez yeniden yazıp ikinci bölüme hiç geçemeyenlerdir.

İlk taslak kötü olacak. Bu bir kusur değil, sürecin tanımı. Ernest Hemingway'e atfedilen bir söz vardır: ilk taslaklar zaten öyledir. İşin sanatı düzeltmede ortaya çıkar — ama düzeltecek bir şeyin olması için önce baştan sona bir taslak gerekir.

Yazarken düzeltmeyi bırakın. Geri dönüp cümle güzelleştirmek, ilerlemeyi durduran en tatlı erteleme biçimidir.

Planlamak mı, akışına bırakmak mı?

İki yaklaşım var ve ikisi de işe yarar.

Bazı yazarlar ayrıntılı bir plan çıkarır: bölüm bölüm ne olacağını önceden bilir. Bazıları karakteri bir duruma koyar ve ne olacağını yazarak keşfeder.

İlk romanını yazan biri için genellikle biraz plan işi kolaylaştırır — en azından sonu bilmek. Nereye gittiğini bilmeyen bir yolculukta ortada kaybolmak daha kolaydır. Ama plana köle olmayın; karakteriniz planın dışına çıkmak isterse, çoğu zaman haklıdır.

Son

Çok yazar sonu erteleyerek romanı bitmez halde tutar. Son yazmak korkutucudur çünkü bittiğinde kitabın "yeterince iyi olup olmadığı" sorusuyla yüzleşmek gerekir.

Şunu kabul edin: ilk sonunuz muhtemelen zayıf olacak ve düzeltmede değişecek. Ama var olan zayıf bir son, olmayan mükemmel bir sondan iyidir.

Sonu yazın. Kötü olsun. Sonra düzeltirsiniz.

Bitirdikten sonra bekletin

Son cümleyi yazdığınızda iş bitmedi, ama önemli bir eşik geçtiniz. Şimdi metni bir süre bırakın — mümkünse birkaç hafta.

Aradan zaman geçtikten sonra metni okuduğunuzda, yazarken göremediğiniz şeyleri görürsünüz. İşte o okuma, düzeltme sürecinin ve sonrasında editoryal sürecin başlangıcıdır.

Ama bunların hiçbiri, bitmiş bir taslak olmadan başlayamaz. Önce bitirin.

Ulysses Yayınları yazar adaylarından tamamlanmış eser dosyaları kabul ediyor. Süreci Ulysses Avantajı sayfasında anlattık; dosyanız hazır olduğunda başvuru formunu doldurabilirsiniz.

#roman yazmak #ilk kitap #öneriler

Siz de yazıyor musunuz?

Ulysses Yayınları yazar adaylarından dosya kabul ediyor. Yayın sürecinin nasıl işlediğini Ulysses Avantajı sayfasında anlattık; dosyanız hazırsa başvuru formunu doldurabilirsiniz.

E-Bülten

Yayın dünyamızdan ilk siz haberdar olun

Yeni kitaplar, etkinlikler ve başvuru duyurularını doğrudan e-postanıza gönderelim.

Aboneliğiniz alındı — teşekkürler!